|
. Açtığı davada tacizci suçlu bulunarak 2 ay hapis cezası verilmiş ama ertelenmiş. Bu olaylar sırasında Ayaz evlenmiş, 2 yıldır da evli.
Birinci davadan sonuç alamayınca ve o arada tacizler artarak sürünce ikinci şikayeti yapmış, cinsel taciz davası açılmış ama dava Şubat ayına ertelenmiş. Burcu Ayaz yerden göğe haklı olarak “Başıma bir şey gelirse suçlusu beni korumayan devlet” diyor ki bu toplumun da “HALA YETMEZ Mİ” diye haykırma zamanıdır.
MAHKEME SUÇLUNUN YANINDA MI?
Bu devletin bir biriminde üst düzey yönetici yanında çalışan kadını taciz ediyor, kadın da şikayetçi oluyorsa kadını işten çıkarıyorlar. Bu devlette yumurta atan öğrenciler aylarca hapis istemiyle yargılanırken çocuk tecavüzcüleri, katiller serbest bırakılıyor. Bırakılmamışsa “bin türlü ceza indirimi icat edilerek hafif cezalarla kurtulacaklarını” biliyorlar, onun için de yakalanmaktan korkmuyor, sırıtarak cezaevine giriyorlar.
Burcu Ayaz, mahkemelerin-savcılıkların yaptığı hatalar, ihmaller yüzünden hayatını kaybeden kadınları hatırlatmakta ve devleti şimdiden suçlamakta tamamiyle haklıdır. Kadın ve Aile Bakanı (bence Bakanlığın adı bu) Fatma Şahin başta olmak üzere bakanlar ve milletvekilleri bu davanın kısa sürede bitirilmesini ve Ayaz’ın korunmasını sağlamak için harekete geçmelidir.
“Devlet suçlu” derken o devlet başta halkın can güvenliğini ve ailesiyle huzur içinde yaşamasını sağlayacak yasaları yapması, uygulamaları izlemesi gereken hükümetler dir, “yasama”dır.. Ona bir şey olursa sorumludurlar!
Bu gidişle tacize uğrayan kadınlar “kadın oldukları için” suçlanacaklar mı yani? Tacize, tecavüze uğrayan çocuklara ne diyecekler peki? *****
Kadınlar ‘yalnız yürümeyecek’se birlikte olmalı!
Bir yanda bitmeyen PKK terörü, diğer yanda bitmeyen- bitirilmeyen “kadına karşı terör”, ne kadermiş bizimki de... Milletin uzayı fethettiği çağda biz İlkçağ vahşetini kayıtsız gözlerle izliyoruz. Ayşe Paşalı cinayeti davasının sonuçlandığı ama benzer kadın cinayetlerinin hız kazandığı günlerde TBMM önünde “Kadın cinayetlerine ve tecavüzlere susmayacağız, bu vahşetten utanıyoruz” protestosunu Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’na (TKDF) bağlı çok sayıda kadın örgütü ile birlikte yapmıştık. Günlerce ilan etmemize rağmen Federasyon dışından katılmak isteyen kuruluş çıkmamıştı ama iç ve dış medya katılımı çok fazla olduğu, TV’lerin haber programları büyük ilgi gösterdiği, tüm gazeteler Meclis protestosuna birinci sayfadan yer verdiği için bu tepki yeterince duyurulabildi.
Bu cinayetlere ve çocuk-kadın tecavüzlerine en ağır cezaların verilmesi sağlanmadığı, başta Hükümet üyeleri olmak üzere TBMM’deki partiler sesli ve etkili bir tepki vermediği için kadınların (çoğu kez ailelerinin, hatta çocuklarının) özellikle eski eşleri veya ayrılmak istedikleri eşleri tarafından katledilmelerinin haberleri aynen sürdü. Konya’da “kocasının kuma getirmesi” nedeniyle ayrılmak isteyen Dilek Koçyiğit ile babasının koca tarafından öldürülmesi haberinin verildiği gün medyada “Kadın Cinayetlerini Durdurma Platformu”nun düzenlediği ve başarılı bir organizasyon olduğu görülen yürüyüşü vardı. Ama diğer kadın kuruluşlarının ve bu konuyla yıllardır en yakından ilgilenen benim gibi yazarların haberi yoktu.
1500 OLABİLİRDİ!
Yürüyüşe 500 kadının katıldığı söylendi, oysa herkese haber verilmiş olsa 1500 kadın da olabilirdi bu.. Aslında neden sadece kadınlar protesto ediyor o da ayrı bir sorun, bu eylemlere erkeklerin de katılımı sağlanmalıdır. Bu konuda son derece etkin bir isim olan TKDF Başkanı Canan Güllü ile konuştum, onların bile haberi olmamış.
Neden acaba? Bugüne kadar sivil toplum kuruluşlarının bu tür “diğerleri yokmuş gibi, daha önce gün gün izleyerek emek verenler olmamış gibi, tek başına öne çıkmak ister gibi” davranışları, anlaşamamazlıkları yüzünden STK ’lar çok nadiren varlık gösterebildiler, gazete haberleri çıktı ve olay orada kaldı, bu hep sürecek mi?
MECLİS’TE TOPLANALIM!
Benim bildiğim “asla yalnız yürümeyeceksin” deniyorsa “kadınların hepsi birlik içinde” olmalıdır, çağrı yapılıp hepsi toplanmalıdır. Batı ülkelerinin hepsinde de haklar ancak böyle kazanılmıştır!
Ekim’de “TBMM önünde TKDF’nin organize edeceği toplu protestoda” bunu sağlayalım
Tüm Yazıları
|